Çarşamba, 08. Eylül 2010

Giriş Formu



 

Haber 10

 

Durdur butonundan KapatabilirsiniZ ..

SÜREKLİ EĞİTİM PDF Yazdır e-Posta
erdem şeker tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 15 Haziran 2009 12:51

SÜREKLİ EĞİTİM

                      Eğitim bireysel olduğu kadar toplumsal ve ekonomik gelişmenin de vazgeçilmezidir. Ancak bu eğitimin niteliği ile de yakından ilintilidir.Eğitimin ve öğretimin sadece bilgi aktarma , bilgi edindirme yönleri tek başına toplumsal gelişme için yeterli olmamaktadır. Eğitim ; eğitimi alanların kendilerini ve yeteneklerini geliştirebilecekleri , eleştirel düşünebilecekleri , yeniliklerin , farklılıkların ortaya çıkabileceği özgür bir ortam yaratırsa , toplumsal gelişmeye katkıda bulunabilir.

                     Eğitimin niteliğinin değişmesin de toplumsal gelişmeler kadar ekonomik ve teknolojik gelişmelerden kaynaklanan etkenler vardır . Ör: Bilgi üretimi ;Ekonomide son yıllarda ilerledikçe önemli yer tutmaktadır . Her sektör için önemli girdi veya üretim faktörü heline gelmiştir. Ülkelerin rekabet güçlerini koruma ve artırma yönün de '' bilgi '' olayının artan oran da temel girdi olarak kullanılmaktadır . 1980 li yıllara damgasını vuran teknolojik gelişme , Mikro elekronik ve enformasyon teknolojilerinde ki gelişmelerdir . Bu teknolojilerin kullanımı için emeğin niteliği çok yönlü olması gerekmektedir . Teknik eleman eğitimin den yönetici eğitimine kadar nitelikli iş gücü ihtiyacı her alan da yeni ve değişik bir eğitim yaklaşımına duyulan gereği artırmaktadır . Günümüzde insanların belirli bir eğitim alarak mezun olmaları yetişmiş insan gücü için yeterli olmamaktadır , bunun sebebi bilginin hızla değişiyor olmasıdır . Bilginin hızla değişmesi '' SÜREKLİ EĞİTİM '' anlayışını ön plana çıkarmaktadır .Sürekli eğitimin gerekliliği iki önemli değişimi içinde barındırmaktadır;

- Sürekli eğitimin sağlanabileceği alt yapıların kurularak bilgide ortaya çıkan gelişmelerin iş gücüne aktarılabilmesi.

- Eğitim sisteminin , varolan bilginin aktarılması öğrenilmesi olmasının ötesine götürülüp bilgi edinmenin yol , Yöntem ve becerilerinin kazandırıldığı bir sitem haline dönüştürlmesi . ( Yani örnek verirsek balık tutup vermek yerine balık tutmayı öğretmek daha pragmatik bir durumdur . )

Sürekli eğitimi bireyler kendileri başvurarak alır yada firmalar hizmet için eğitim adı altında çalışanlara bu imkanı sağlar . Bireylerin sürekli eğitim ihtiyacını karşılayabilmek için eğitim kurumlarının sayısı ve çeşitliliği artırılmalıdır . AB Lizbon Stratejisinde rekabet gücünü artırmak için cağ nüfusunun % 12.5 'inin sürekli eğitimden geçmesini hedeflemiştir .Bilginin hızla değişmesi eğitim yöntemlerinde de belirli değişimlerin ön plana çıkmasına neden olmaktadır .Bu gelişme eğitinin her safası için geçerli olmalıdır.İlköğretimdeki ezberci zihniyetin de ,yüksek öğretimin üretilmiş teknolojinin kullanıcısı yaratma zihniyetinin de bir an önce değişmesi gerekmektedir. İyi bir mühendislik eğitimi için teknolojik yenilik ve buluş çalışmalarının üniversite eğitimi ile içiçe olabilmesine gerek duyulmaktadır . Yüksek öğretimli gençlerin arasından işsizlik oranı en yüksek 2. ülke Türkiye'dir . Yüksek öğrenim almış işsizlerin önemli yer tutması ( % 46 istihdam oranı ) üniversite eğitiminin ihtiyaçlara çevap vermediği konusun da eleştirilere neden olmaktadır.Nüfus artış oranı bir AB ülkesinde negatif çıkmaktadır . Bu da bize AB ülkelerin de iş gücü açığı olacağını ifade etmekdedir . Türkiye sahip olduğu genç nufus ile Avrupanın işgücü ihtiyacını karşılayabilir .Ancak burada esas sorun nicelik değil niteliktir . Sayısal avantaj yeterli olmaz , gerekli bilgi donanımı ve eğitim de olmalıdır. Türkiyede 2003 yılında 25-64 yaş gurubun da ki nufusun sadece %10 yüksek öğretim görmüştür. Bu oran Rusya 'da %54 , isveç 'te %33 ' tür. AB nin uyguladığı eğitim politikalarıyla karşılaştırdığımızda iki önemli eksik göze çarpmaktadır ;

-Öğrenci ve öğretim üyesi mobilitesi

-Türkiye' de Yüksek eğitimin kalitesinin akreditasyon çalışmaları ile ilintilidir.

Türkiye 2001 de Bologna sürecine girdi .Bologna (Haziran , 1999) sürecin amacı 2010 yılına kadar Avrupa yüksek öğretim alanı yaratmak ve dünya genelin de Avrupa'daki yüksek öğretimi daha çekici hale getirmek amacıyla başlatılmış bir süreçtir.Eğitimin niceliksel yönlerini incelediğimiz de Yüksek öğretim de okullaşma oranı %35 , Meslek liseleri %19.5 , Genel liseler %41 dir. ( AB de meslek liseleri ve genel lise oranları tam tersi )

Türkiye' de Milli Eğitim Bakanlığı genel bütçeli kurumlar arasında en yüksek bütçeli 3. kurumdur. Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan %82 lik kısmı personel harçamalarıan yöneliktir . 1992 yılından itibaren eğitim harcamaları düşmeye başlamıştır .bunun sebebi her alanda olduğu gibi , faiz ödemelerinin bütçe yükünü artırmasıdır . Türkiyede yüksek öğretim esas olarak kamu tarafından sürdürülen bir hizmettir Bunun için önemli bir kaynak ayrılmaktadır. Ancak eğitime ayrılan kaynak uluslar arası seviyede değildir . Türkiyede toplam ÖSS ' ye başvuru/ kayıt oaranı %32 dir .Bu oran yüksek öğretim kapısında oluşan yığılmayı net olarak göstermektedir.Bu yığılma ve ÖSS öğrencilerinin çok büyük bir kısmının orta öğretimden koparak dersanelere yönelmesine ve hanehalkının eğitime yaptıkları harcamalarının önemli bir bölümünün dersanelere akmasına neden olmaktadır .

                Türkiyede öncelikle Milli Eğitim bir kamu hizmeti olarak optimum düzeyde sorunsuz ve çağın gereklerine göre eğitim , öğretim sunmak zorundadır . Eğitim ''eğitim şart '' ( Ha hah hah ) deyip kamoyunda geçiştirilecek bir mevzu değildir . Bilginin hızla değişiyor olması tolumsal kalkınma için Sürekli eğitimi gerekli kılmaktadır .AB eğitim politikalarının temelin de yer alan Lizbon stratejisi ; eğitimin içeriğini , yapısını , 2010 yılına kadar dünyanın en dinamik ve bilgi toplumuna dayalı ekonomisi yapma hedefi olarak özetlenebilir . Türkiyenin de bu tür eğitim politikaları ve hedefleri olması gerekir diye düşünüyorum ...

 ERDEM ŞEKER

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Haziran 2009 15:38
 

Sitemizi güçlendirmek için günde bir - iki :) yukarıdaki google reklamlarını tıklayınız ...

KAMUSAL BAĞLANTILAR .

Gümüşhaneden Haberler


       
          www.sekerlerinsaat.com


                       
                        S.W.T



                          S.W.T



                           S.W.T